“Şehir, yaşanmışlıkları hatırlatarak kendisini anlatmaya her daim hazırdır. Hikâyesine kulak verilirse canlanır, dinleyeni olursa kadim birikimini usanmadan dillendirir. Şehir oradadır, hikâyesi ve eserleriyle capcanlıdır; canı dokunulmayı bekler, dokunulmakla can bulur.”
Mete Çamdereli, Yakın Diyarlar eserinde, okuyucuyu İstanbul’un camilerinden başlayarak İznik’in kuytularından Kudüs’ün yaralı sessizliğine, Semerkand’ın ilim kokulu sokaklarına uzanan bir serüvene davet ediyor.