Misal; sen çay içersin, o kahve. Daha orada baslar ayrilik. Sen kahvesini dudaklarina götürmesini izlersin, eliyle saçlarini arkaya atmasini seyredersin. Ellerindeki yaralar dikkatini çeker; kalbindeki kesikler bedeninden tasiyor diye üzülürsün, kulaklarina bilmem kaç zaman önce, bilmem kimlerle nasil eglendigi, mutlu oldugu öyküler çalinirken. Senin tahayyül edemeyecegin zamandaki mutlulugunu yasiyordur ya da hüznünü; kayiplarini, hayal kirikliklarini. Hepsini an be an tekrar yasar durur.