“Karanın akla yer değiştirdiği, durağanlığın içinde hareketin zarafeti, derinlik ve sırlar… Sarışın kadın bu sırları aralamak için geldiği Mevlevihane’de gözleri beyaz tennurelerin uçuşan eteklerine, yeri ve göğü aralayan semazenlerin elleri arasından kayıp onların kapalı gözlerine takılıyordu. Bu yüzlerden biri daha genç, daha masum ancak daha derindi. Dünya’yı, kâinatı, insanı çözdüğünü zannettiren tılsım, ayinle izleyenlere görünüp tene değen bahar esintisi gibi hissedilip kayboluyordu.”