XIII. yüzyıl, Anadolu İslam coğrafyasında içtimaî hayattaki karmaşaya ve siyasî sorunlara rağmen bilim ve düşünce hayatında en verimli asırlardan biridir. İbnü’l-Arabî ve Sadreddin Konevî’yle gelişip metodolojik olarak ortaya konan tasavvuf anlayışı, yeni dönem bilim ve düşünce hayatının izlerini taşır ve araştırmacılarla teozofik tasavvuf olarak adlandırılır. Bununla birlikte bu iki büyük isim, söz konusu dönemi tasavvuf ve bütün İslam mirası için "altın dönem" kabul eder. Herhangi bir tarihsel