19. yüzyılın son çeyreğiyle 20. yüzyılın ilk çeyreği arasındaki o kısa döneme, “çalkantı”, “değişim” dendiğinde, biz de Dünya tarihinin en önemli dönemlerinden biridir desek herhalde abartmış olmayız. Dönemin ruhunun, bütün farklılıklarına rağmen günümüzün -ileri ya da geri- yeni her şeye gebe bir Dünya’nın haliyle tuhaf benzerlikler taşıdığını düşünürsek, özellikle de edebiyat alanındaki üretimin ortalama kalitesinin ve bütün bu çalkantılardan beslenen içeriğinin de muazzam olduğunu söyley