Kulagima durmadan yürü diye fisildayan, gittikçe ugultuya dönüsen, mensei belirsiz bir ses çaliniyordu. Gökyüzü pusunu üzerime kusuyor, beni yutmaya yelteniyordu. Boyun egmek, geri dönmek yoktu. Yolu bir çaprazina, bir dikine dilimledim. Sonunda bitap düsüp bir merdivenin basinda durdum. Çöksem oldugum yerde uyuyacak, sogugun ikide bir dürten dikenli ellerinde yigilip kalacaktim. Artik bir evim yoktu ama bir okulum vardi. Ailemi yeni arkadaslarimdan kuracak, atanmislarla degil, seçilmisler