Nah Kalkınırız: Bilindiği üzere her ülkede azçok birbirine benzer yiğitlik ölçekleri vardır. Kimi ülkede örneğin pazu gücü yiğitliğin göstergesidir. Sağlam yapılı insanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede yiğitlik boyla bosla, pazu gücüyle değil, yüreklilikle ölçülür; gözünü budaktan sakınmayanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede sözünü sakınmayanlar, eğriye eğri doğruya doğru konuşanlar yiğittirler. Kimi ülkede...
Ülkelerden birinde yiğitliğin ölçüsü taşaktı. Yiğitlik orda taşakla ölçülürdü. Böyle olunca o ülkede kadınlardan yiğit çıkmaz sanılırsa da, arada yiğit, hatta çok yiğit kadınlar da çıkar, böylelerinin taşakları olmasa bile, bunlara simgesel olarak "taşaklı kadın” denilir, bunlardan kimileri de "Amma taşaklı kadın!” diye övülürdü.
Erkeklerden yiğit olanlara "taşaklı adam” denilirdi ve adamların yiğitlikleri taşaklarının ağırlığına ve büyüklüğüne göre ölçülürdü. En üstün yiğitlik gösterenlere "taşağı altı okka” denilirdi. O ülkede taşağı altı okka olmak, başka ülkelerdeki "halk kahramanı” yada "devlet sanatçısı” yada "ulusal kahraman” olmak gibi bişeydi. Gözünüz Aydın Efendim: Esnaf giyimli bir adam,
– Bu seferki sıkıyönetim gevşek, gevşek... dedi.
Beni tutuklamadılar diye üzülmüş görünüyordu.
Bir kadın,
– Sıkıyönetim ilan edileli dün bir, bugün iki, dedi, daha belli olmaz ki, belki de tutuklarlar...
Ordan uzaklaşırken, demin, "Daha belli olmaz...” diyen kadına, bir adamın,
– Ama eskiden sıkıyönetimin ilk gününde onu tutuklarlardı... dediğini duydum.
Sanki sıkıyönetimin geleneği bozulmuş, bir ulusal alışkanlık değişmiş gibi tedirginlik içindeydiler. Herkesin İşi Gücü Var:
– İmdat... Can kurtaran yok muuu... Namus düşmanı canavar bana saldırıyoooor... Kurtarın beni, imdaaat!.. diye bağırmaya başladı.
Öyle bir cırlak ses ki, kuzey kutbundan bağırsa güney kutbundan duyulur. Öyle de oldu. Ya onun sesini duydular yada asansörün çıkmadığını görünce yarı yolda bozulduğunu anladılar. Asansör büyük bir hızla aşağı doğru inmeye başladı. Buna inmek değil, düşmek demek daha doğru olur.
– Eyvah!.. diye iki eliyle boynuma sarıldı.
Asansörün dibi yere vurduğu zaman biz onunla kucak kucağa oturuyorduk. Ayağa fırladım. Biz şimdi toprağın 4-5 metre derinliğindeydik.