Tezkirecilerin “Hüsrev-i şuarâ, pîşterîn-i şuarâ-yı Rûm, şeyhü’ş-şuarâ, emlahu’ş-şuarâ” gibi sıfatlarla anılan Şeyhî, bilhassa mizah tarihimizin en başarılı örneklerinden olan Har-nâme ve geniş hacmi ile Hüsrev ü Şirin’i vesilesiyle mesnevi alanında ön plana çıkmıştır. Mesnevilerinde tahkiye etmede hususunda oldukça başarılı olup, güçlü tasvirler yapmıştır.
Şeyhî, Eski edebiyatın kurucularından biri olduğu kabul edilir; daha doğrusu bu edebiyatın klasikleşmesinde önemli bir rol oynamışt