“Görünmez bir günes omuzlarimizi isitmaya basladi. Ama günesin varligi bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramimizi kaybetmis halde orada, nerede oldugunu bilmedigimiz bir yerde oturduk. Yanimizdan birçok ses geçti. ‘Çulluklar gözlerimizi oydu,’ dedik. Seslerden biriyse söyle dedi: ‘Bunlar gazeteleri fazla ciddiye almislar.’ Sesler ortadan kayboldu. Bizse öylece, omuz omuza oturmaya devam ettik.”Rüyalar, kazalar, pismanliklar, inanç, özlem ve ölüm... Büyülü gerçekligin gizemli ve p