Her daim; dinleyen, düşünen ve okuyan İnsan, insana ipucu verir. Mesela bir kâtilin, bir masuma verdiği yegâne ipucu; öldürenin, cinayeti gerçekleştirdikten sonraki analizidir. Kötü tecrübedir ama bir insanın işini kolaylaştırır. Bunun da tam karşısında biri ya da birileri, bir yazar. O da insandır. Onun da öfkesi, öldürmek istediği birileri ya da umudu, sevinci vardır. Farkı; yazan kişi, bu duygularını düşünde ve okuyucuyla paylaşarak yaşamayı tercih eder. Bu aslında en zorudur Kolay olan e