“Saatler akıyordu, insanlar, buharlaşıp havaya karışan cümlelerakıyordu. Çevremdeki her şey bir değişim ve devinim içindeydi. Sabitduran bir tek ben vardım... Oradan oraya bilinçsizce savrulurkengözlerimi sımsıkı kaparsam bunun bir son bulacağını sanacak kadar dakorkak ve aptaldım. Ruhum yara bere içinde kalmıştı ama yenilmeyikendime konduramıyordum.
”Sırlar, geçmişe emanet edilebilir mi? Kendini yalnızlığa hapsetmiş birinsan, daha ne kadar feryatlarını sessizliğine gömebilir? Başa