Eminönü’nde bir hanın tarihi duvarlarını gönül galerisine dönüştüren çaycı, Karaköy’ün karanlık arka sokaklarında rastladığı ressama modellik yapan esrarengiz adam, Prag’da Vltava Nehri’nin kıyısında ne kucaklaşabilen ne de ayrılabilen sevgililer, Beşiktaş’ta bir meyhanede Cici Bey’in gözlerinin içine bakarak “Sev beni!” diye haykıran plaza kadını, Fransa’nın güneyinde bir plaj saldalyesinde dinlenirken beyaz giysili bir adamdan ölüm daveti alan mösyö, aslında zarif biri olduğunu çocuklarla köpe