Berzâh gitti.
Ama hâlâ karşımda sanki... Gözlerimin içine nefretle bakıyor ve göğsüme sapladığı bıçağı acımasızca çevirip duruyor.
Ne dur diyebiliyorum ne de elimi kaldırıp onu durdurabiliyorum.
Artık hiçbir hükmü yok. Yürüdüğümüz yolun sonu, uçurumla bitti.
Yine bir 12 Kasım gecesi, ardında bir kıyamet bırakarak ortadan kaybolan Berzâh, bu defa çok daha büyük bir tehlikenin içinde bulur kendini.
Peşinde oldukları gerçekleri yalnızca o biliyordur artık: Geçmiş