“Hem ölmeyi hem de Paris’te yaşamayı arzuluyordu.” Emma Bovary’nin
ikilemi içinden taşarak dış dünyaya karışır, dış dünya ise onun
hayallerine ters düşerek içindeki duygusal kaosu dayanılmaz hale
getirir. Emma, öyküsünün sayfalarını aşar ve içinde yaşadığımız
dünyada da yüz yılı aşkın zamandır yankı uyandırır, kadınların yüz karası
olarak gösterilir; öyle ki bugün psikolojide ve edebiyatta tatminsizlik
ve memnuniyetsizlik anlamına gelen Bovarizm terimi ortaya çıkmış