Hayatın Öznesi Olmak
Sorgulamanın Gücü
Mustafa Alagöz / Sarmal Kitabevi
- Basım Yılı: 2025
- Sayfa Sayısı: 150
- Kağıt Türü: Kitap Kağıdı
- Ebat: 13,5 x 19,5
- Dil: Türkçe
- Cilt Durumu: Karton Kapak
- ISBN-13: 9786259398433
"Kendini Bil", tarihte söylenmiş en özlü bir çağrı, bir uyarı, bir öğüt olsa gerek. Ancak hazırda bir "kendi" yoktur. İnsan evrimin son aşamasının bir ürünü olarak
yaratılmıştır. Biyolojik donanım olarak tamdır, bilinç varlığı olarak ise sadece bir potansiyeldir. Bir zalim, bir bilge, bir bilim insanı, bir sanatçı, bir dindar, bir halk
kahramanı da olabilir.
Doğuştan verili olarak taşıdığı potansiyeli nasıl kullanacağı onun iradesine verilmiştir. Seçimi yapmak kendisinin sorumluğundadır. Bir "Tabula Rasa", üzeri hiç çizilmemiş hiçbir şey yazılmamış beyaz bir sayfa gibi. Yaşama adım atıktan sonra mutlaka bir
şeyler yazıp çizecektir. Çizdikleri onun kişilik profili, yazdıkları da eylemleri. Bu "yazma-çizme" serüveni hayatı boyunca devam edecektir. Tüm bunlar onun "Kendi" olmasının dayanaklarıdır: sorumluluk ondadır.
Yaşamın en yüksek ereği özgülüktür. Özgürlük keyfilik değil, ama sorumlulukla sınırlanmış keyfiliktir.
Özgürlüğün belirleyici olmadığı ahlak, vicdan, paylaşım ve ilişki, sevgi, dostluk kendi doğalarına uygun olarak gerçeklik kazanamazlar. Bu durumda bireysel ilişkiler
karşılıklı bir sığınma olmaktan, birbirlerini araçsal kılmaktan öteye geçemez. Var olduğu sınırlarının ötesine taşınayamayan yaşam rutinleşir, nicelik çokluğunun içerisinde ne denli gezinirse gezinsin özlenen o içsel tatmini, sevincin tazeliğini
deneyimleyemez, anlam bulamaz.
Anlamsızlık ve değersizlik duygusu ruhsal olarak katlanılması güç bir hal yaratır. Modern yaşam bu hakikatin somut olarak yaşandığı ve gözlemlendiği deneyimlerle dolup taşıyor. Bunun yanında kendi olmanın imkanlarına erişmesi, kendi yaşamı
hakkında bağımsız karar verebilme olanaklarına kavuşması, istediği bilgiyi kolayca elde edebiliyor olması onun bağımsız ve özgür birey olma yollarını açtı.
Günümüz modern yaşamı bireyi kendiyle baş başa getirmiştir. Kendi yaşamının anlamını kendisi belirleyecektir. Aidiyetler bireylerin içsel bütünlüğünü, ruhsal canlılığını sağlayamıyor; çünkü bu, bireyin kendi dışında bir güce teslim olmasıdır. Bu güç ideoloji, dinsel inanç, etnik köken, geçmişten kalma çürümüş gelenek bağları olsa da. Sorun bireyin kendi farkındalığı ile kendi yaşamının öznesi olabilmekte.