Bir toplumun aynası, yalnızca meydanlarda değil, meyhane masalarında da görülür.
Kimi erkekler gençliklerinde kabadayılıkla, efelenmeyle hayatı tüketir; meyhaneleri mekân edinir. Ama yıllar geçip de meydanların gürültüsü dindiğinde, geriye ne ekmek ne de onur kalır.
Toplum, bir yandan bu kabadayılıkları besler; güçlü görünene alkış tutar, suskun kalana değer vermez. Kadınlar ise çoğu kez bir çıkış yolu bulamaz, kaderlerini başka bir erkeğe bağlamak zorunda kalır. Bir kadının yu