Lidya gözlerini açtı. Bir ses işitmişti. Karanlıkta el yordamıyla abajura uzandı ve ışığı yaktı. Yatak odasının bir köşesinde, yeşil sarmaşıklı duvar kâğıtlarının önünde iri ve korkunç bir adam duruyordu. Çığlık atmaya yeltendi ama sesi çıkmadı. Ellerini boğazına götürüp ağzını daha da açtı. Sanki boğuluyordu. (...) Üzerinde simsiyah giysilerle kendine doğru müthiş bir hızla kayarak yaklaşan adama bir anlığına gözlerini diken Lidya hâlâ nefes
almaya çalışıyordu ama boğazında âdeta görünmez e