Zırhını bürünmüş bir çavuş misal,
Hendeklere düşüyorum düşümde.
Tutturgaçla iliştirmişim maraz bir ülkeyi hüviyetime.
Hörgücünde devenin, çöl taşıyorum engin sulara.
İçimin mim noktası güneşte kıvrılıyor.
Yaradan bilakis seviyor hilkat ezgisini,
Fısıldıyorum.
Beşerse pörsüyor bir anda.
Lakin fırınlansa da, kaklaşmıyor içi.
Ve sonra evrak kayıtta mühürlüyorum tüm bitleri.
Hendekten biteviye bir gazinoda dağıtıyorum canımı.
Dişil masalar.
Eril ö