“…Ömrü beyaz gemide çalışan babasını beklemekle geçmiş olsa da zamana kızamadı, anlamaya
çalıştı. Sitemini anlatacak yol aradı. Tanrı Dağlarınca büyük özlemini, küçücük ama Sarı Özek
bozkırınca geniş göğsünde biriktirdi. Göğsü genişledi, genişledi, kocaman oldu. Sözlerin taştığı,
masalların yarıştığı, destanlarınsa Kürkürü ırmağınca çağıldadığı bir akarsuya dönüştü. Hasretini ak
kâğıtlara döktü. Hayallerini betimledi. Gördüklerini unutmadı, yaşadıklarını unutmadı. Hikâyeler
y