“Hızla sona ulaşmayı severim, çünkü yeni bir sona ne zaman
varacağımızı asla bilemeyiz.”
Sarah’nın tuhaf bir takıntısı var: Bitirmek.
Bir huzurevinin kasvetli koridorlarında, ölümü bir alışkanlık
haline getirmiş bu kadın hayatını, ölenlerin yarım bıraktığı işleri
tamamlamaya adamış. Bazen bir kitabın son sayfalarını okuyor,
bazen bayatlamış bir fincan kahvenin son damlasını içiyor, bazen
de binlerce parçalı bir yapbozu tamamlamaya girişiyor. Hayatı
somut ve