“Adımı bilmiyorum. Her an değişiyor. Kim olduğumu da dolayısıyla bilmiyorum. Bir adım olsaydı oradan hareketle kim olduğumu çıkarmaya çalışırdık. Nereden gelip nereye gittiğim ise daha da karışık. Çünkü nereden geldiğimi art arda düştüğüm yollar unutturdu. Nereye gittiğimi ise ben belirlemiyorum. Bir an bir yerde başka bir an diğer bir yerde buluyorum kendimi. Rüzgâra tutulmuş bir yaprak gibiyim. Başımı unuttum, sonumu bilmiyorum.”
Bir Yoksulluk, Ahmed Sadreddin’in Karac’oğlan Üçlemesi’