Sadakat ve ihanetin birbirine karıştığı bu karanlık dünyada ayakta kalmak yalnızca güçlülerin hakkıydı.
Gücün ve korkunun birbirine karıştı bu şehrin her köşesinde ise yalnızca benim adım fısıldanırdı: İskender Oğuzbeyli!
Sonra o çıktı karşıma. Sahne ışıklarının büyüleyici yıldızı, assolisti; herkesin tanıdığı Cavidan ama kimsenin bilmediği Dila. Onun ışığına her baktığımda kendi karanlığımı gördüm. Onun hikâyesi benim, benim hikâyem de onun sınavıydı. Onunla yollarımız keşiştiğinde