Sanki bütün bunlari kendine söylüyor, kendinle konusuyor gibiydi. Dogruldu, semenderini su bardaginin içinden usulca alip gögsüne yerlestirdi. Semenderin kulagina yavasça, "Sakin ol bebegim, sakin ol! Yok, bir sey!" dedikten sonra üstünü giyindi. Sonra o da bir sigara yakti, sonra da bakislarini gece lambasinin gölgelere bogdugu odasinin tavaninda bir noktaya dikerek konusmaya devam etti: "Biliyor musun, fotokopiyle çogaltilmis gibisiniz. Bana benzer seyleri söyleyip sonra da benimle sevismek is