Sekiz bölümden oluşan bu gerçekçi antoloji, görünmeyenlerin, unutulanların, yok sayılanların sesini duyuruyor. Her öykü, aynı zaman diliminde geçen olaylarla birbirine dokunan, ortak mekân ve karakterlerle örülmüş bir bütünün bağımsız birer parçası.
Yalnızlık, korku, toplumsal baskı, minnet ve öfke…
Bu hikâyeler insanların, rutinin dışına çıktıklarında yaşadıkları dönüşümün izini sürüyor. Son günün eşiğinde, vicdanın kıyısında, geçmişin gölgesinde ve hakikatin