Sır, 1990’da yayımlandığından bu yana hem geleneksel hikâye formunun hem de modern anlatım tekniklerinin başarılı bir birleşimi olarak Tu¨rk hikâyeciliğinde mu¨stesna bir yer edinir ve Doğu’nun hikâye birikimine yeni bir soluk kazandırır. Bireysel ve toplumsal çatışmaların farklı yönlerini yansıtarak, okuyucuyu uhrevilik ve du¨nyevilik arasındaki ince sınırda dolaştırır. Özellikle taşra ile şehir, kanaat ile hırs arasındaki gerilimler, hikâyelerin dokusunu oluşturur.
Mehmet Narlı, Mustafa Ku