İnsanın tüm yaşamını ufacık bir sırt çantasına sığdırmaya çalışıp köklerini, evini ardında
bırakarak onu neyin beklediğinden bihaber olduğu bir yolculuğa çıkması kolay şey değildir.
Muaz için de hiç kolay olmamıştı. Henüz on dört yaşındaydı, çocukların her şeyi daha kolay
unuttuğu söylense de onun için öyle gelişmemişti olaylar. Evlerinin yakınında patlayan
bombanın bıraktığı yıkıntılarla, gezmeyi çok sevdikleri Halep’teki o alışveriş merkezinden
kalan beton yığınlarıyla