Türkiye’de Osmanli Imparatorlugu hala büyük ölçüde tarih disi, degismeyen bir olusum olarak görülüyor. Degisim ise, gerek Osmanli gerekse günümüz tarihçilerince genellikle bir olumsuzluk olarak degerlendiriliyor. Osmanli “klasik“ dönemi esas alindiginda, bundan sonrasina bir bozulma, çürüme ya da kimlik asinmasi, taklitçilik olarak yaklasiliyor. Tarihçiler hala büyük ölçüde klasik dönemin “ihtisami“na övgü düzmekle son dönemin “izmihlal“ine dövünmek arasinda sikismis bir zihinsel ortamda konular