“Içimde serin rüzgârlar mi esmeye baslamisti ne. Içimde özlü bir toprak kesfetmisti, evet apaçikti bu. “O”na sarildim, kokusunu duyuyordum kör olayim. Kavusmak için ülkeler geçiyordum besbelli kosarak, kan ter içinde fakat nasil da uçuyordum havada. Derken tuslara dokunmaya basladim, taktigim kagit üzerinde sözcükler akiyordu. O’nu oksuyor, bir dizenin penceresini ariyordum. “Ümit” ediyordum.”
“Aksam yine aksam…”
Ötelerden ince bir hüzün gelip karsima oturuyor. Dokunmayi mi deniy