Tasavvuf kitâbiyatında, sûfi ıstılahlarını açıklayan eserler arasında Ta’arruf’un büyük bir yeri vardır.
Yalnız Kelâbâzî, tasavvuf ıstılahlarına girmeden önce, sûfî kavramına ve sûfîlerin iman (akâid)la ilgili konulardaki anlayış ve kabul edişlerine açıklık getirmeye çalışmakla, tasavvufî eserlere yeni bir muhteva kazandırmıştır. Kelâbâzî’ye göre gerçek tasavvufla, bozulmaya yüz tutmuş tasavvufu ayırabilmek için, sûfîlerin akâidle ilgili anlayışlarını kavramak gerekmektedir. Sûfî kavramı üze