Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak...
Eğer Peygamber’in (s.a.v.) çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövü-yor ve ona sövüyorsak...
Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza “Zaten oruçluyum...” diye baş-layan cümleler kuruyorsak...
Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi’ye (s.a.v.) rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak...
Eğer Hz.