21. Yüzyıl’a ‘Küreselleşme’ dayatmacasının ışığı altında bakacak olursak, çoğu öngörüleri hâlâ tazeliğini koruyan Sultangaliyev’in saptama ve önerilerinin, bu çağda da bir tür Neo-Sultangaliyevciliğin gelişmesi için son derece uygun bir atmosfer içinde bulunulduğu söylemek yanlış olmayacaktır.‘Küreselleşme’ dayatmacılarına göre, bu gelişmelerin doğal bir sonucu olarak yüksek ve düşük gelirli ülkelerin ekonomileri birbirlerine bağlanacak… Oyun’a eşit birer ortak olarak dahil olacaklar. ‘Küreselleşme’ dayatmacılığına biraz daha ikircikli yaklaşanlara göre ise zengin ve sul ülkelerin entegrasyonu, zenginlerde kendi toplumlarını oluşturan katmanlar arasında giderek artan bir iç eşitsizliğe... sullarda ise şimdikinden de daha beter bir kötüye gidişin – varlık erozyonunun ivme kazanmasına yol açmaktan başka bir işe mayacaktır.Tarihi tan, daha doğru bir tanımla öngörülebilir - yerleşik insan dranışlarıdır.