Günümüzde bir yandan yeni çalışma ilişkileri ve biçimleri ortaya çıkarken diğer taraftan emek giderek kırılganlaşmakta, güvencesizleşmekte ve parçalanmaktadır. Bu sistem içinde emeği insan sermayesi-kaynak olarak gören “modern/güncel(!)” söylemler, farklılık derken eşbiçimliliği, kalite derken denetimi, bağlılık derken bağımlılığı, eşitlik derken bireyciliği düşünce yollarımıza ekmektedir. Bu tür söylemlerin üretilmesinde bilimsel dünyanın nerede ve nasıl konumlanmış olduğu da önemlidir. Dayanış