Gönül ehli kişiler yaşadıkları iç tecrübeleri “mantıku’t-tayr/kuş dili” kavramıyla anlatmışlardır. Madde aleminden manaya göçen bu ruhanîlerin kanat sesleri için “remzî dil”, “işaret dili”, “mana dili” gibi terkipler de kullanılmıştır. Batı dillerinde “metafor” diye adlandırılan bu sembolik dilin bizde en mükemmel örneğini Yûnus Emre vermiştir: “Çıkdım erik dalına onda yedim üzümü” mısraıyla başlayan meşhur şathiyye, metaforik dilin zirvesi kabul edilebilir. Soyut hakikatleri anlatmanın zorluğu