Taceddin Dergâhı'nda bir adam, adı Akif... Direnen, sabreden anlamlarını taşıyan o ismin sahibi... Direniyor dört duvar arasına sıkışan, kâinata sığmaz fikirlerine. Direniyor, zihninden sağanak gibi dökülen kelimeleri; irfan eleğinden geçirmeden ak kâğıda düşürmemeye. Lakin her zamankinden daha titiz, daha dertli, daha çileli... Sanki hayatının en zor görevini yapacak şimdi. Masanın üzerinde duran hokka ve divit, sanki erimiş bir demir gibi avuçlarını yakacak.
İstiklâl Marşı'nı yazacak