"Gündüz, Necla, Acar sefaret katibinin çocuklarıydı. Beşir, dünyada kimsesi olmayan Bekir amcanın evlatlığıydı. Güzin, kahve tüccarının kızıydı. Yaman da onun ağabeyiydi. Çok inatçı bir çocuk olan Turgut da sefaret katibinin akrabasından birinin oğluydu. Bu yedi çocuk Bombay’da birbirleriyle sıkı fıkı görüşüyorlardı. Mektep tatili olduğu için sefaret katibi çocuklara bir deniz gezisi yaptırmak istemiş ve yanlarına Bekir amcayı da katarak onları bir İngiliz ahbabının yatına bindirip yola çıkartmı