21. yy’in ilk çeyregini yasadigimiz su günlerde, küresel etkilesimlerin, sosyal ve siyasal sistemler üzerinde rastlantisal olarak yorumlanamayacak boyutlarda etki alani olusturma potansiyeline sahip olabildigi gerçegi, üzerinde hassasiyetle durulmasi gereken önemli bir olgu haline gelmistir. Günümüzde, küresel sermaye, isgücü ve bilgi duragan degildir. Bu baglamda yaratilan hiçbir kuram, kurgulanan hiçbir sistem, plânlanan hiçbir amaç, evrimine olusturdugu andaki formuyla devam edebilme sansina