1974 yilinin kasim ayinda, geçen yüzyilin en önemli sinema elestirmenlerinden yakin arkadasi Lotte Eisner'in Paris'te hasta yataginda ölmek üzere oldugu haberini alinca söyle der Herzog: Olamaz, dedim, simdi ölemez, Alman sinemasi su an onsuz yapamaz, bu önemli kadinin ölmesine izin veremeyiz. Herzog, oraya yürüyerek giderse Eisner'in ölmeyecegine, iyilesecegine dair çilginca bir inançla Münih'ten yola koyulur. Bir sirt çantasi ile çiktigi bu yolculukta köylerden, tarlalardan, dag yollarindan ka