Insan haklari söylemi günümüz dünyasinin genel kelime dagarcigina girdi, ancak ilginçtir ki, insan haklarinin siyasi etkisi arttikça felsefi dayanaklari gittikçe daha ihtilafli oluyor. Bu kitap, söylem etigi ve iletisimsel rasyonaliteye dayanan bir teori üzerinden, modern dünyayi sekillendiren daha genis toplumsal dönüsümler çerçevesinde insan haklari felsefesi ve politikasini tartisiyor. Uluslararasi insan haklarinin, neoliberal imparatorlugun dünya hâkimiyeti siarina indirgenmesine ya da muha