Neredeyse yarim yüzyil önce Ankara’da, Dikmen sirtlarinda yalniz bir aliç agaciyla bilge ruhlu bir üniversite hocasi sohbet etmeye baslar. Önce birbirlerini tanir, sonra dereden tepeden konusurlar. Daha çok da aliç agaci anlatir. Atalarindan, geçmisinden, Anadolu’nun her yerine dagilmis akrabalarindan bahseder. Tüm bu sohbeti, o anlarin tanigi Prof. Dr. Hikmet Birand Aliç Agaci ile Sohbetler adiyla kitaplastirmistir. Aliç agacinin sohbeti noktalarken söylediklerini kulak ardi etmek olanaksizdir: