Bir insani umutsuz bir durumda gözlemliyoruz, durumun umutsuz oldugunu biliyoruz ve umutsuz durum kavramini da biliyoruz, ama bu insanin umutsuz durumuna karsi hiçbir sey yapmiyoruz, çünkü bu insanin umutsuz durumuna karsi bir sey yapamayiz, çünkü biz kelimenin tam anlamiyla böyle bir insanin umutsuz durumu karsinda aciziz, oysa böyle bir insanin ve onun umutsuz durumu karsisinda aciz olmamak zorunda oldugumuzu kabul etmeliyiz, diyor Oehler.(Yürümek)Thomas Bernhard’dan iki çetin anlati birarada: