“Her an dagitabilirler bizi, yine de gözlerine bakiyorum. Tas kesilmis günes gözlüklü polisler, parildayan sigara tabakasindan gögü parselleyen izler. Altin çag burnumuzun dibindeydi. Rüzgâr gibi uçup giden Zastavalara, sinir disinda kalan topraklarimizdaki yurttaslarimiz için her seyin masallardaki gibi yolunda gittigine, bu diyarlarin ne “tasmali köpek” ne de “solcu dönek” düpedüz “baglantisiz” ülkeler olduguna; Surda, Dubrovnik, Opatya, Saraybosna Kis Olimpiyatlari’na neredeyse inanmistik. Ba