“Dinmek bilmiyor askimizin agrisi.
Nasil dinsin?
Yarim yüzyil dolu bir nehir gibi akti; aka aka birikmis bir deniz oldu askimiz, ve.. sonunda, nasil oldu bilmiyorum, askimizin denizini koruyan baraj çöktü, ve sensiz, ben askimizin tasmis sulari dibinde kaldim.
Bogulmus degilim; yalniz sularin altindayim. Üstümde bütün bir deniz, bütün bir dünya. Kimse görmüyor beni. Kimse duymuyor sesimi; ben kendim de duymuyorum kendi sesimi. Eskiden gün günü tekrarlanan nagmelerim, bogula bogula