“Osmanlı’da Eğitim” denildiğinde; kafalarda oluşan tasavvurların ötesinde bir dolu soruya cevap bulmak, eğitimin ve öğrenimin muhteviyatına dalmak ve belki de yeni sorular sormak...
Suyun kenarında hakikati arayan mistik bir filozof misali, “Osmanlı’da Eğitim”in hakikatine varmaya doğru yol almak...
Adına “hakikat” denilen temel olgunun peşine düşmek...
Özetle; eserimizde salt bir eğitim hayatını, ansiklopedik bilgilerin muhtevasını ve kronolojik ders sistemini değil eğitimin rikabın