Batı sanatı tarihinin karamsar prensi kabul edilen Norveçli ressam Edvard Munch, küçük yaşta annesini, ardından çok sevdiği ablasını kaybetmiş, fiziksel açıdan pek sağlıklı olmayan bir genç olarak ölümün soğuk nefesini hep üzerinde hissederek büyümüştü. Prensiplerine sıkı sıkıya bağlı, fazlasıyla inançlı ve oldukça sert bir kişiliği olan babası da onun içindeki karamsarlığı dağıtmaya pek yardımcı olmuyordu. Resim yapmak, çocukluğundan beri ona yeni bir dünya açıyor, belki de tüm korkularıyla baş