Bir ozan, ne kadar sog?ukkanlı, ne kadar c¸o¨zu¨mleyici du¨s¸u¨nceler o¨ne su¨rerse su¨rsu¨n, s¸iirinden bag?ımsız kalamaz. S¸iir, ozanın go¨nu¨l ve kafasındaki mekânın tamamındadır: Havaya karıs¸ır, rengine boyar, u¨stu¨ne siner. O¨te yandan, isabetli yargılar da, uzgo¨ru¨ler de, ustalıklı c¸ıkarımlar da ozanın u¨zerine farz deg?il. Ondan beklenen, en genis¸ anlamda duyması ve duydug?unu sese do¨nu¨s¸tu¨rmesidir: Anadilin avazında, ulusun yankısında, bir de kis¸iog?lunun go¨nlu¨nde duyulan sese