XIV. yüzyil Islâm âlemi ile birlikte Türk dünyasini canli levhalar halinde aksettiren önemli kaynaklardan biri de Ibn Battuta’nin Tuhfetu’n-Nuzzâr fî Garâibi’l-emsâr ve Acâibi’l-esfâr adli seyahatnamesidir.1325 yilinda, 22 yasinda iken hac maksadiyla memleketinden ayrilan, Avrupa hariç neredeyse eski dünyanin tamamini gezen Ibn Battuta, Marko Polo ile birlikte Ortaçag’in en büyük iki seyyahindan biridir.Seyahatname; yeme, içme, giyim, aletler ve âdetlerle ilgili etnoloji ve folklor malzemesinde