Günlük, çoğu zaman yazarın kendine dönük konuşmasıdır; mahrem, içe kapalı, bazen de ancak sonradan okura açılan bir alan. Jurnal ise -kelimenin hakkını verircesine- dışa dönüktür: Yaşanan anın, zihinsel ve duygusal hâlin kaydını tutar; saklanmak için değil, tanıklık etmek için yazılır.
Alper Hasanoğlu, bu “jurnal”de bizi bir psikiyatristin seans odasından İstanbul’un mahalle kahvelerine, oradan Berlin Mitte’nin ıhlamur kokulu sokaklarına sürüklüyor. Tomris Uyar’ın Gündökümleri, Dem