Şu dünya üzerinde pek çok yeri gezme şerefine ulaşan zavallı ben, Derviş oğlu Mehmet Zıllî yani Evliya Çelebi, çocukluk yıllarımda Allah’tan hep gezmeyi bana nasip etmesini dilemişimdir.
1630 yılının Ağustos ayında bir Aşure gecesi uyumak için başımı yastığa koymuştum. Yarı uykulu vaziyette iken birden kendimi Yemiş İskelesi yakınındaki Ahi Çelebi Cami’sinde gördüm. Cami kapısı birdenbire açıldı. İçerisi nurlarla doluydu. Oldukça kalabalıktı. Onlarla birlikte sabah namazının sünnetini kıldım