280,00 TL
SUNUŞ
Modern çalışma yaşamında emeğin değeri, yalnızca ücretin miktarıyla değil, bu ücretin çalışanın yaşam koşullarına ve piyasa gerçeklerine ne ölçüde denk düştüğüyle de belirlenmektedir. Bu kitap, özellikle son yıllarda artan enflasyonist baskılar altında, çalışanların maruz kaldığı düşük ücret artışlarının iş hukukunda nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair bir boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. “Düşük Maaş Zammı Nedeniyle İş Akdinin Haklı Feshi” başlıklı bu güncel eserde, düşük maaş zammı sonucu, emsal ücretlerle karşılaştırıldığında anlamlı bir şekilde geride kalan çalışan ücretinin, kişinin ekonomik ve insani varlığını sürdürmesini zora sokması halinde, işyerindeki başkaca hukuka aykırı ve olumsuz şartların mahkeme nezdinde ispatı ile birlikte olmak kaydıyla, çalışan bakımından nasıl bir haklı fesih gerekçesi oluşturabileceği, yargı kararları ve doktrinsel görüşler ışığında detaylı biçimde ele alınmıştır.
Bu kitap, yalnızca hukuki bir değerlendirme değil, aynı zamanda çalışma hayatının gerçeklerinden doğan bir ihtiyaçtan beslenmektedir. Uygulamada karşılaşılan somut örnekler ve yüksek yargı içtihatları ışığında hem çalışanlara hem de uygulayıcılara yol gösterecek nitelikte hazırlanmıştır. İşçinin emeğine saygı duyan bir hukuk düzeninin, emeğin karşılığını da adil biçimde koruması gerektiği inancıyla kaleme aldığım bu çalışma, insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanmasına katkı sunmayı hedeflemektedir.
Av. Hikmet Salih USUL
ÖNSÖZ
Çalışma hayatı, yalnızca ekonomik verilerle değil, aynı zamanda insan onuru, sosyal adalet ve hukuki güvencelerle şekillenen bir alandır. Bu yönüyle iş hukuku, salt bir hukuk disiplini olmanın ötesine geçerek toplumsal yaşamın adalet terazisini tutan temel kurumlardan biri haline gelmiştir. Elinizdeki bu kitap, iş hukukunun en tartışmalı ve güncel konularından biri olan "düşük maaş zammı nedeniyle iş akdinin haklı feshi" olgusunu, hem teorik hem de pratik bir yaklaşımla, bilimsel yöntemle ve yargı kararları ışığında derinlemesine incelemektedir.
Son yıllarda küresel ve yerel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, enflasyon oranlarındaki dramatik artışlar, asgari ücretin satın alma gücündeki düşüş ve yaşam maliyetlerindeki yükseliş, çalışanların ücret zammı beklentilerini sadece ekonomik bir konu olmaktan çıkarmış, aynı zamanda bir yaşam hakkı, bir insan onuru ve nihayetinde hukuki bir güvence meselesi haline getirmiştir. Bazı işverenlerin, çalışanlara sundukları maaş zamlarında keyfi, nesnel temelden uzak ve iş sözleşmesi ile uyuşmayan uygulamaları, emsal pozisyonlardaki diğer çalışanlarla arasındaki uçurumu artırmakta; bu durum hem iş barışını zedelemekte hem de iş hukukunun işverene yüklediği temel sorumluluklardan olan "eşit davranma" ilkesini ihlal etmektedir. Bu bağlamda, düşük maaş zammı uygulamalarının işçinin yaşam standardını doğrudan etkileyen ve iş ilişkisinin sürdürülebilirliğini ortadan kaldıran bir faktör haline gelmesi, artık salt bir işveren takdiri değil, yargı denetimine açık hukuki bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu eserde, düşük maaş zammı uygulamasının iş sözleşmesindeki bağlayıcılığı, emsal ücret kavramı, objektif değerlendirme ölçütleri, eşit davranma borcu, ayrımcılık yasağı, Yargıtay ve İş Mahkemeleri içtihatları doğrultusunda ele alınarak sistematik biçimde analiz edilmiştir. Türk İş Hukuku'nda, özellikle 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde düşük zam uygulamasının haklı fesih sebebi oluşturup oluşturmayacağına dair mevzuat, yüksek yargı kararları ve akademik doktrin bağlamında detaylı bir değerlendirme yapılmıştır.
Kitabın en önemli katkılarından biri, düşük maaş zammı nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmek isteyen bir çalışanın hangi şartlar altında bu hakkını kullanabileceğini, nelere dikkat etmesi gerektiğini ve bu sürecin hangi yasal delillerle desteklenmesi gerektiğini açık ve sade bir dille ortaya koymasıdır. Aynı zamanda işverenler için de bir yol haritası niteliğinde olan bu çalışma, ücret artış politikalarının yalnızca işletme içi dinamiklerle değil, hukukun genel ilkeleri ve yargı içtihatlarıyla da uyumlu olması gerektiğini göstermektedir. İş ilişkilerinin ancak karşılıklı güven, adalet ve eşitlik ilkeleri üzerine inşa edildiği takdirde uzun ömürlü olabileceği gerçeği, kitap boyunca vurgulanan temel ilkelerden biri olmuştur.
Çalışmanın bir diğer amacı ise, hukuki belirsizliklerin ortadan kaldırılmasına katkıda bulunarak, hem çalışanların hem de işverenlerin iş sözleşmelerini kurarken ve yürütürken karşılaşabilecekleri olası sorunlara karşı daha bilinçli ve donanımlı olmalarını sağlamaktır. Özellikle haklı fesih gibi sonuçları ağır olan bir adımın, yalnızca duygusal gerekçelere değil; somut, objektif ve hukuken geçerli nedenlere dayandırılması gerektiği; aksi halde telafisi zor sonuçlarla karşılaşılabileceği önemle vurgulanmıştır. Bu yönüyle kitap, yalnızca hukukçulara değil; insan kaynakları yöneticilerine, işçi sendikası temsilcilerine, işverenlere ve doğrudan çalışanlara da hitap eden bir rehber niteliğindedir.
Bu eseri kaleme alırken hem literatür hem de uygulama alanında edinmiş olduğum mesleki tecrübelerden, özellikle iş mahkemelerinde görülen ve farklı sonuçlara ulaşan yüzlerce davadan edindiğim bilgilerden yoğun biçimde faydalandım. Düşük maaş zammı nedeniyle iş akdini fesheden çalışanların karşılaştığı zorluklar, bu durumun hukuk önünde nasıl değerlendirildiği ve hangi kriterlerin belirleyici olduğu, birebir uygulama deneyimiyle desteklenerek bu kitabın omurgasını oluşturdu. Akademik ciddiyet ile pratik gerçekliği buluşturmaya çalıştım.
Sonuç itibarıyla bu kitap, düşük maaş zammı meselesine salt bir ücret artışı tartışması olarak değil, işçinin kişiliğine, emeğine ve yaşam hakkına dair bir hukuki koruma meselesi olarak yaklaşmakta ve okuyucuya bu konuda sağlam bir perspektif sunmayı hedeflemektedir. Dilerim bu çalışma, adil, eşit ve insan onuruna yaraşır bir çalışma hayatının inşasında bir nebze de olsa katkı sağlar.
Anahtar Kelimeler: İş hukuku, İş sözleşmesi, Düşük zam, Haklı fesih, Emsal ücret
Av. Hikmet Salih USUL
(İş Hukuku Uzmanı, 2025)