“Masumlar ölürken bana ilişmesinler diye
Ben de girdim şom halkaya keyifle alkışladım
İyelere, ıssılara, tanrılara hediye:
Yaylanın sahiplerine ruhumu bağışladım”
Bu şiirler fısıldamaz; bağırır, haykırır, sarsar!
Cin Düğünü, kadim Türk coğrafyasının karanlık köşelerinden yükselen bir ağıt, bir meydan okuma, bir ritüel. Bahadırhan Dinçaslan, okuyucuyu cinlerin halay çektiği, yıldızların küstüğü, rüzgarların öfkeyle savrulduğu bir evrene davet ediyor.<